Hafta sonunu geçen hafta Cuma gününden başlattık ailecek. Elazığ'a biricik dayıcım ( Taaaa )'ın yanına gittik. Bildiğiniz üzre o hala asker. Ama az kaldı inşallah. Çok güzel bir hafta sonuydu. Gezmeye, araba sürmeye, oynamaya doydum anlayacağınız. Dayıcımı gördüğümde onun boynuna atlayıp, kafamı omzuna nasıl dayadığımı görseydiniz eminim sizde çok duygulanırdınız. Dayıcım, bitsin bu hasretlik yaw... Hadi dön artık....
Taaaa beni kucağında taşırken baya bi zorlandı. Anneme sürekli "Abla yaw bu çocuk ne kadar çok hareketli böyleeee " dedi durdu. Ama annem hiç oralı olmadı ;) Sanırım artık o alıştı bana..
Bulunduğumuz yer HARPUT. Evliyalar diyarı. Her yerde Cami ve Türbe vardı. Burası da Harpu kalesinin tepesi. Buraya çıkana kadar Taaa baya bi zorlandı !!!
Baktım ki Elazığda askere saygı çook. Hemen giydim bende Komando üniformamı. Bir hürmet bir hürmet masada sormayın... Burda da Taaayla yemek seçmeye çalışıyorduk. Israrla ben Kuzu çevirme yiyelim diyordum. Taaaa da " o çok olur, sac kavurma yeter bize yeğenim" diyordu. Sonunda sac kavurmada karar kıldık. Eh o da güzeldi ...
Delikanlıya da üniforma nasıl yakışıyor yaw... Açmışım bağrımı da ... Rankli t-shirt fonda... Valla dayanamıycammmm....:))
Bu da Elazığa tepeden bakış.....
Bu da oranın en renkli yeşillik alanlarından biri..
Cici... Ciciii... Cici havhav seniiii ....Issırma beniii.....
Çır-Çır şelalesi... Keban yakınlarında bir yer. Alabalık yedik orda.. Babama göre harika, anneme göre felaketti.. Bana göre de arası bişey işte . Çiğnedim çiğnedim tükürdüm... :)))
Bakarmısınız bize ? Ben babamın küçültülmüş modeliyim... Annecim, kıskancından çatlayabilirsin.... Bu arada üstümdeki T-shirt'ü Taaacım aldı bana. Galatasaray forması. Hürmet şimdiden başlar ve iyi olursa belki bir ihtimal ileride Galatasaraylı olabilirim....
Bu da Eğri Minareli Cami.. Asurlular döneminde yapılmış .. Taaaa 1200'lü yıllar. Ben iyi bilirim o zamanları.. Harputun tepelerinde misket oynardık arkadaşlarla... ( ha ha ha ) Neyse işte çoook eski br Cami. Minaresi zamanla eğilmiş ama yıkılmamış.
Bu gezimizin en heyecanlı kısmıydı. Çünkü Taaa ve Babamla çarpışan otolara bindik. Binerken çok mutluydum... İnerken deee !!!
O anlar, inanın anlatılmaz yaşanır. Nasil bir aksiyondu o yaw. Kokudan altımı ıslattım ama kimse anlamadı... ;)))
Sanki Mission Impossible II kareleri....
Bu artık Taaa'nın bittiği nokta. Gözüme "gitsede kurtulsam" diye baktığı yer. Ama haklı Taaa. Burnundan getirdim onun. O oyuncak benim, öbürüde benim, hatta hepsi benim ...hesabı bir dakika durmadan saatlerce koşturdum durdum. Sonuç olarak Taaayı baya bir yordum. ( Tabi Babamı da ) Dayıcım, iyi ki seni gördüm. Hasretim hafifledi biraz. Seni çooook seviyor, Rabbime emanet ediyorum. Hayırlısıyla dön biran önce....



1 yorum:
yaw babasına ne kadar çok benziyo bu cücük...
Yorum Gönder